Sağlıklı Yaşam Sohbetleri | (1)

Yaklaşık 1 ay aradan sonra, merhaba...
Sömestr tatilinde Hatay'da koşturmalar içerisindeyken yazmaya vakit ayıramadım. Konuşacak bir sürü şeyimiz var!

Şimdi 4-5 yıl öncesine dönüyorum. 

Benim uykum öyle hafif değildir, fakat gecenin ortasında uykudan uyandıran o ağrı... Ağlatan, çaresiz bırakan. Sanırım hayatımda 3 ağrım oldu böyle kıvrandıran, hiç unutamadığım. Bu da onlardan birisidir. Beni tanıyan biri okuyorsa şu an cevabı biliyor: mide!
Bugün neden mideyle ilgili yazacağım, çünkü sanırım hakkında en çok konuştuğum çünkü en muzdarip olduğum konulardan biri kendisi. 

Bir de dün, kaçtır ertelediğim "endoskopi" operasyonu gerçekleşti. Şimdi bunu konuşmayalım da ne zaman konuşalım?
Bilmeyenler için, endoskopi 8-10 mm kalınlığındaki ucu kameralı esnek bir boruyla(?) -boru diyince korkunç oluyor ama anlayın siz..- yemek borusu ve midenin incelenmesi işlemi.

Kendi endoskopimden bahsedecek olursam; beklediğim kadar zor muydu, hayır. Hatta hiç zor değildi. Bahsettikleri, işlemden sonra oluşacak boğaz ağrısı ve mide bulantısı olayı bile olmadı diyebilirim. Sadece gece yattığımda yutkunurken biraz acıdı boğazım ama hemen geçti o da. Bu konuda çok şükür.

Öncesi de, sonrası da çok eğlenceliydi hatta. Yeni insanlarla tanıştım ve herkesin suratı asıkken bir anda eğlenmeye başladık. Orta yaşlarda bir abla 3 yakınıyla gelmişken, benim yaşlarımda bir kız stres olmamak için kimseyi getirmemiş. E ama baygın olacaksın hafif diyoruz, olsun burası hastane değil mi, bayılırsam da beni birileri tutar diyor... :D Kapıdan içeri bakıp, "o boru mu ya o mu, ben gidiyorum!!" diye telaşlanmaya başladı sonra da. Çok tatlı biriydi. Benden sonra girecekti o da, ayıldığımda bir baktım beni inceliyor, annemle konuşuyor. Hayal meyal hatırlıyorum. 
Sonra tabii ki abisini çağırmak zorunda kalmış. 

Benim sonucumda yara, bakteri vs. çıkmadı. Bulgularda yazana göre mide kapakçığı da normal çalışıyormuş. Bunu duyduğumda "nasıl ya, o zaman ben neden bu kadar acı çekiyorum" diyerek doktora seslendim fakat anneme "eve gidin siz uyut bu kızı" dedi ve cevaplamadı. Doktorların çoğuna gıcık olduğumu söylemiş miydim?
Tüm endoskopik bulgularında normal yazan birinin her gün mide asidinin boğazını yakmasından dert yanması normal mi sizce?

Neyse, gelgelelim yine de doktora gösterecekmişiz tabii ki. Dahiliye doktoruna. Gerçi gerek yok dese de gösterirdim çünkü "sıfır problem" olduğuna inanmıyorum. Yaşayan benim, normal olsa bilmez miydim?

Kendi yorumumu yapacak olursam, sporu aksattığım için arttığını düşünüyorum. Özellikle koşmak midede asit dengesine yardımcı oluyor. Yaptığım sporlar içinde mideme en iyi gelen koşu oldu şimdiye kadar.
Endoskopi randevumu alırken konuştuğum doktor bana, benim yaşlarımda mide yarası yahut ülserin değil de strese-sinire dayalı reflünün çok görüldüğünü ve genelde ileri boyutlara taşınmadığını söylemişti. Belki de sebep sadece stresli bir hayat yaşamaktır. Ya da "yaşamış" olmaktır.

Stresten her zaman kaçamayacağımızı biliyorum. Çünkü biz "üzülmüyorum, stres yapmıyorum ki ben" dediğimiz bazı zamanlarda kendimize aslında yalan söylüyoruz. Ama vücudumuzu kandıramıyoruz maalesef. 

Her zaman dediğim gibi, "vücudumuzu iyi tanımamız" gerekiyor, onun dilinden anlamamız hatta aynı dilde konuşmamız gerekiyor. Yoksa ne iyileşebiliriz ne de mutlu olabiliriz.


Bugün böyle bir sohbet serisi başlattım, deneyimlerimi sizlerle paylaşmak için. Umarım sizin de katkılarınızla, güzel bir seri olur! 

Okuduğunuz için teşekkürler,
kısa zamanda tekrar görüşmek üzere!












Yorumlar

  1. geçmiş olsun, elbette vucudun dilini anlamak önemli, aksi durumda iş çıkarıyor başa.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar